Hürmüz Boğazı’nda 1,900 Ticari Geminin Bekleyişi Sürüyor

Hürmüz Boğazı çevresinde, ABD ve İsrail’in İran’a karşı ortak askeri operasyonlarının başlamasından bu yana yaklaşık 1,900 ticari gemi mahsur kalmış durumda. Bu gemilerin 324’ü dökme yük gemileri, 315’i petrol ve kimyasal ürün taşırken, 267’si petrol ürünleri ve 211’i ham petrol tankerlerinden oluşuyor. Tahminlere göre, bu tankerlerde toplamda yaklaşık 190 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü bulunuyor.

Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi Deniz Taşımacılığı Analiz Müdürü Filipe Gouveia, dünyadaki tanker filosunun yaklaşık %5,5’inin ve konteyner ile kuru yük filolarının %1,5’inin Basra Körfezi’nde yer aldığını belirtti. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı ortak saldırılar sonrası, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bu ülkelere bağlı ticari gemilere kapatmasıyla birlikte, boğazdan geçişler durma noktasına geldi.

Hürmüz Boğazı’ndan geçmek üzere bulunan ancak gerilim nedeniyle seyir yapamayan gemiler, özellikle Basra Körfezi’nde mahsur kaldı ve çoğu açıkta demirlemek zorunda kaldı.

İran, ABD ve İsrail dışında kalan ülkelerin, “İran’a karşı saldırgan eylemlere katılmamaları ve güvenlik düzenlemelerine tam uymaları” şartıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceklerini açıkladı. İran Silahlı Kuvvetlerinin sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, “Boğazdan kimin geçip geçmeyeceğine biz karar veririz.” diyerek geçiş kurallarını yeniden belirlediklerini duyurdu.

Son verilere göre, Hürmüz Boğazı çevresinde 20-22 Mart tarihleri itibarıyla 1,900 gemi hareket edemiyor. Bu gemiler arasında 177 genel kargo gemisi, 174 konteyner gemisi, 98 LPG gemisi, 42 asfalt/bitüm gemisi, 37 ağır yük taşıyıcı gemisi ve 34 LPG/kimyasal tanker bulunuyor. Ayrıca, Hapag-Lloyd’un açıklamasına göre, dünyanın en büyük konteyner taşımacılık şirketlerinden biri olan Hapag-Lloyd’un 6 gemisi de Basra Körfezi’nde mahsur kalmış durumda.

Bu gelişmelerin yanı sıra, Hürmüz Boğazı’ndaki trafik durma noktasına gelmişken, navlun fiyatları da artış göstermeye başladı. Gouveia, bu artışın özellikle ham petrol ve petrol ürün tankerleri üzerinde etkili olduğunu belirtiyor. Yakıt fiyatlarının nasıl gelişeceği ve Boğaz’ın kapanma süresinin yanı sıra, İran’ın bölgeden geçmesine izin verdiği gemi sayısının da navlun fiyatları üzerinde belirleyici olacağını vurguladı.

Author: Metin Kaya