Yavaş: Biz bunu hak etmedik

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Teke Tek programında Fatih Altaylı’ya açıklamalar yaptı.

Antakya Havalimanı’nın yapılmasıyla ilgili, “Bizim tweetimizde ‘havaalanındaki molozlorı temizliyoruz’ dedik. Bize ‘siz kimsiniz ki havaalanı yapıyorsunuz’ dendi. Biz orada betonları onarıyoruz. Bunun yapılmayacak bir durumu yok ki. ‘Siz kim oluyorsunuz’ dendi. Bu tavırlar da yanlış. Biz bunu hak etmedik” ifadelerini kullandı.

Yavaş’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Salı günü oradaydık. Deprem olduğunda bir yakınımız telefonu çaldırdı. ‘Bu saatte bizi niye arıyor acaba’ dedik. Ev yıkılmış, eşi enkazın içindeymiş. Bunu duyar duymaz ekranı açtım. İtfaiyeyi aradım, beni evden almaları için ekipleri aradım. Belediyeye gittim, vali beye telefon açtım. Kriz masasında toplandık. 06.20’de itfaiye herşeyiyle hazırdı. Daha sonra bir grup havaalanına gitti. 11.20’de uçabildiler. Direk Gaziantep’e iniyorlar. Henüz görev verilmemiş. Kahramanmaraş’a geçiyorlar. Trabzon Caddesi’nde görevlendiriyorlar. İkinci depreme orada yakalanıyorlar. Trabzon Caddesi’ndeler, o arada kimse yok. Bize o anda AFAD bir şey söyleyemiyor. Bizim ekip Niğde yolundan çıktı. Kardan dolayı kapalı. Ekiplerimiz açtı. ‘Osmaniye’ye gidin’ denmiş. Daha sonra ‘Kahramanmaraş’a gidin’ denmiş. Bu arada bizim eğittiğimiz ekip vardı. Onlardan 300 kişi ekip var. Hiçbir yere yönlendirilmiyoruz. Bizim Fen İşleri Daire Başkanımız dedi ki, ‘Hatay’a 35 kamyon gönderiyoruz, çadır gidecekse götürelim’ dediler. Kızılay ‘iyi düşünmüşsünüz’ dedi ama aramadılar. Maalesef arayan soran olmadı. Daha sonra biz bunları direk Hatay’a gönderdik.

“HATAY VE KAHRAMANMARAŞ’TA TABLO ÇOK KÖTÜYDÜ”

AFAD’a haber gönderdim. Telefonda bize dönmemeye başladılar. Sonra ekipleri gönderdik. Arkalarından biz gittik gördük, gerçekten çok korkunç bir durum vardı. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş’ta tablo kötüydü. Elbistan da öyle. Daha sonra tekrar gittik. Vali beye sordum ‘eşleştirilmiş şehir neresi’ diye. İş makinasıyla Hatay, personel yönüyle Kahramanmaraş edi. Hala bizim Hatay’da ekibimiz var. Kahramanmaraş’ta 15 gün kaldım. Her tarafı tekrar tekrar gezdik. Hatay’ın ikinci depreminde yine gittik. En son sayın genel başkanımızla Malatya üzerinden tekrar Kahramanmaraş’a geldik. Ertesi gün sayın Akşener’le çadırları gezdik. Hala çadır yok. İhtiyaçlar belli. AFAD’ın çadırları hep yolların kenarında. Hatay’a geçerken gördüm. En ufak yağışta hepsini sel basacak. Konteyner ihtiyacı çok fazla. Konteyner ve çadır bulamıyorsunuz. Deprem büyük. Organizasyonda zorluklar olur ama bizim ders çıkarmamız lazım. Biz iş makinaları devasa büyüklükte. 200’e yakın iş makinamız Kahramanmaraş’ta. Bir o kadar Hatay’da var. Ankara’daki işlerimiz aksamıyor.

“BİZ SİZİ ÇAĞIRMADIK, NEDEN GELDİNİZ DENİYOR”

Deprem olan yerlerin belediye başkanları aynı zamanda kendileri depremzede. Kendi personelleri yakınlarını kurtarmaya gitmiş. Böyle durumda oraya en yakın büyükşehir belediyesine ‘çabuk gidin’ dendiğinde, mübalağa etmiyorum ben oraya 5 ben personelimle giderim. Büyükşehirlerin bu gücünden yararlanmak lazım, hangi parti olursa olsun. Biz hissediyoruz neredeyse ‘görünmeyin’ demek istiyorlar. Muhalif belediyeler hepsini yaptılar. Biz oranın halkı, acil ihtiyaçları için gidiyoruz. Ama biz bunu nereden hissediyorsunuz derseniz. Bu ilk değil ki. Elazığ depreminde itfaiyemiz tam yaralıyı enkazdan çıkaracak, ‘Bir dakika bakan gelecek sen çık oradan’ deniyor. Sonra AFAD ve ekipler gelip çıkarıyor. Karadeniz’de afetlerle ilgili birkaç valiyi aradım ‘Yok başkanım, konmşu illerden geliyor’ dendi. Ama gördüm ki komşu belediyelerin yapacağı iş değil. Büyükşehirlerin orada olması gerekiyor. Yangın oluyor, ‘Biz sizi çağırmadık neden geldiniz’ diyorlar. Tabii ki tersi iş yapanlar da var. Kahramanmaraş’a ilk gittiğimde direk vali beyden randevu aldım. Eline listeyi verdim. Emrinizdeyim dedim. Nitekim aradılar, aynı gecenin sabahı Kahramanmaraş’a iş makinaları geldi. Hatay dahil 2 bine yakın kanala müdahale ettik. Hala da çalışmalarımız var orada.

“DEPREMDE EN TEMEL MESELE ORGANİZASYONDU”

Şu anda Kahramanmaraş, Elbistan ve Hatay’dayız. Adıyaman Gölbaşı’ndayız. Her yere yetişmeye çalışıyoruz. Hala çadır, barınma ihtiyacı var. Bazı yerlerde su sıkıntısı oluyor. Şanlıurfa’ya talep ettiler hemen gönderdik. Bugün küçük iş makinalarımız var. Mini golf arabaları gibi. Bunlarla harfiyat temizleniyor. İstediler, gönderdik. Böyle olmalı. Seve seve gidiyoruz. Oradan bir can kaynağı kurtarmak bir gurur kaynağı. Elazığ’dan kurtardığımız depremzedeyle hala konuşuyorlar. Bu mutluluk veriyor insana. Gidiyoruz, Kahramanmaraş’a, bize teşekkür ediyorlar. Bütün Türkiye, sivil toplum kuruluşları, belediyeler ayaktaydı. Hepsi bir şey yapmanın çaresini arıyorlardı. Dedim ki depremzedelere ‘Bize teşekkür edecek bir şey yok. Allah korusun Ankara’da böyle bir şey olsa biliyoruz ki, siz bizim yanımızda olacaktınız’. Binlerce TIR gitti ama şehre giremiyor, ambulanslar çıkamıyor, iş makinaları geçemiyor. Kendi başına TIR’ı doldurmuş. Yolların kenarına bırakılmış. Bir taraf kıyafet beklerken, susuzluk çekerken orada israf oluyor.

“SAYIN CUMHURBAŞKANI BUNUN HESABINI SORMASI LAZIM”

Bizi nereye gönderirlerse oraya yardımcı oluyoruz. Kendi başımıza havaalanı tamirine kalkmadık. Lojistikte sorun olduğu için havaalanı 2 günde açılması lazım. Biraz geciktiler. Bizim ekiplerimizi çağırıyorlar. Bizim seri şekilde oralarda iş makinalarımız var. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Etimesgut Belediyesi var. Cumhurbaşkanı ‘yalan söylüyorlar’ dedi. Cumhurbaşkanına yalanı kim söylüyor Allah aşkına. Kim söylüyorsa cezalandırılması lazım. Bizim tweetimiz ‘havaalanındaki molozlorı temizliyoruz’ dedik. Bize ‘siz kimsiniz ki havaalanı yapıyorsunuz’ dendi. Biz orada betonları onarıyoruz. Bunun yapılmayacak bir durumu yok ki. ‘Siz kim oluyorsunuz’ dendi. Bu tavırlar da yanlış. Biz bunu hak etmedik. İGA’nın bu şekilde biz yokmuş gibi davranması oradaki insanın emeğine yazık. Gereksiz bir tartışma. Sayın Cumhurbaşkanı bunun hesabını bizden değil kendisine yanlış bilgi verenlerden sorması lazım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir