Antalya’da Aile Hekimliği Sorunları Tartışıldı: Değersizleşme Alarmı

Antalya’da gerçekleştirilen 6. Uluslararası Egekon Aile Hekimliği Kongresi, sadece bilimsel sunumlar değil, aynı zamanda sağlık sisteminin gerçekleri üzerine dikkat çekici tartışmalara da ev sahipliği yaptı. Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından aile hekimlerinin katıldığı bu kongrede, aile hekimliğinin geçmişi, bugünü ve geleceği kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Kongrede, AHEF Genel Başkanı Dr. Taner Balbay, AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir ve Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi’nin katılımıyla düzenlenen panelde, aile sağlığı merkezlerinde yaşanan yapısal sorunlar, sağlık çalışanlarının karşılaştığı ekonomik zorluklar ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği üzerine önemli konular tartışıldı. Manisa, Muğla, Denizli ve Aydın aile hekimliği derneklerinin temsilcilerinin de katılım gösterdiği buluşmada, Dr. Mehlepçi, aile hekimliği çalışanlarının giderek ağırlaşan çalışma koşulları altında tükenmişlik ve güvencesizlikle karşılaştığını vurguladı.

Dr. Mehlepçi, konuşmasında sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal kayıplarına dikkat çekerek, aile hekimliği sistemindeki dönüşümün çalışanlar üzerindeki etkisini çarpıcı bir dille anlattı. “Aile hekimleri, ebe ve hemşireler yıllarca düzenli bir gelire sahip, belirli bir yaşam standardını sürdüren bir kesim olarak değerlendiriliyordu. Ancak sağlıkta dönüşüm programıyla bu denge bozuldu,” diyen Dr. Mehlepçi, artan iş yükü, azalan gelirler ve zayıflayan özlük haklarının sağlık çalışanlarını sistematik olarak aşağı çektiğini ifade etti. “Korkunç bir şekilde değersizleştiriliyoruz. Bu süreç bizi orta tabakadan alt tabakaya itiyor,” şeklinde konuştu.

Kongrede yapılan değerlendirmelerde, sağlık çalışanlarının uzun yıllardır devam eden sorunlara rağmen yeterince örgütlü hareket edemediği görüşü de ön plana çıktı. Dr. Mehlepçi, aile sağlığı merkezlerinde çalışanların “kaybedecekleri olduğu” düşüncesiyle sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak bunun sorunları çözmediğini ifade ederek, “Beklemek, susmak ve çözümü başkalarından beklemek hak kayıplarını durdurmaz; aksine hızlandırır,” dedi.

Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde, yakın dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran madenci direnişlerine değinen Dr. Mehlepçi, farklı sektörlerde çalışan emekçilerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Doruk Madencilik işçileri ve geçmişteki Zonguldak yürüyüşünü önemli bir mücadele örneği olarak gösteren Dr. Mehlepçi, “Mücadele küçük başlar ama zamanla büyür. Sayı azalabilir ama kararlılık belirleyicidir. Haklar ancak örgütlü direnişle kazanılır,” değerlendirmesini yaptı.

Sağlık çalışanlarının da benzer bir kırılma noktasında olduğunu dile getiren Dr. Mehlepçi, aile sağlığı merkezlerinde artırılan sorumlulukların gelir ve güvencenin gerilemesiyle birleştiğini, bu durumun yalnızca çalışanları değil, aynı zamanda sağlık hizmetinin kalitesini de olumsuz etkilediğini vurguladı.

Panelde yapılan tartışmalarda, mevcut sağlık sisteminin vatandaş üzerindeki etkilerine de değinildi. Dr. Mehlepçi, “Daha fazla iş yükü, daha fazla sorumluluk, daha az gelir ve güvence… Bu tablo sürdürülebilir değil. Üstelik bunun hastalarımıza da hiçbir faydası yok,” diyerek, mevcut sistemin hem sağlık çalışanlarını hem de hizmet alan vatandaşları yıprattığına dikkat çekti. Aile hekimlerinin üzerindeki baskının artmasının, yurttaşların sağlık hizmetine erişiminde sorunlar yarattığını belirten Dr. Mehlepçi, insanların “doktor doktor dolaşmak zorunda kaldığını” ve bunun sağlık hizmetlerinde verimsizliği artırdığını ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir